25 Eylül 2011 Pazar

Son Ada'yı Yitiriş

Geçtiğimiz günlerde kitabevine Pamuk'un Saf ve Düşünceli Romancı kitabını satın almak için uğradığım zaman konusuyla ilgilenip edinmiştim Son Ada'yı. Uzun süredir Zülfü Livaneli okumak istiyor, fakat ilerleyen dönemlerde değineceğim sebeplerden ötürü erteliyordum sürekli. Sonunda kitabı okuma fırsatı buldum ve okuduğuma da ciddi anlamda sevindim. Zira Livaneli'nin sanatçı kimliğine var olan saygımın edebi anlamda da artmasını sağladı Son Ada.
Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.
Öncelikle başarılı bir tanıtım yazısı eşliğinde verilen kitabın hem adıyla hem de bu yazıyla ilgi çektiğini ve okuyucuda uyandırılmak istenen okuma arzusunu uyandırdığını söylemek mümkün.
 Esere başladığımızda ise su gibi akıp geçen sayfaların farkında bile olamıyoruz. Kullanmış olduğu yalın dilin sebeplerini kitap içerisinde açıklayan yazar okuyucuyla çok iyi bir bağlantı kurmayı başarıyor bu teknik sayesinde. Her ne kadar detaylı tasvirlere yer verilmemiş olsa bile Livaneli, bu eserinde özenle seçmiş olduğu kelimelerle adayı bir film karesi gibi zihnimizde canlandırmamızı sağlıyor.

En az kitabın dili kadar başarılı olan kurgu, adalıların geçirdiği dönüşüme hayretler içinde tanıklık etmemizi sağlamasının yanısıra insanın doğasındaki iyilik ve kötülüğü sorgulamamıza yardımcı oluyor. Son Ada, sadece politik değil aynı zamanda çevresel söylemlere değinen bir eser olarak kütüphanemizin bir köşesinde durmayı hak ediyor. Edebi anlamda beklentisi yüksek olanları tatmin etmeyebilir belki fakat korkunun nefreti, nefretin de korkuyu doğurduğunu çarpıcı bir şekilde sunan kitabın, dili, kurgusu, iz bırakan karakterleri, martıları ve diğer canlılarıyla mutlaka okunması gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum.

Yaşar Kemal'in kitapla ilgili yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. (İlgili yazı kitabın önsözünde de mevcut).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)