29 Eylül 2011 Perşembe

Yağmuru Bile


Geçtiğimiz yıl Goya'yı kazandıktan sonra Akademi Ödülleri 2011'de İspanya'yı temsil etmesi için seçilen "Yağmuru Bile" (También la lluvia) Ocak ayında seçilen dokuz filmin arasında olmasına rağmen ilk beşe girememişti. Ünlü savaş karşıtı akademisyen ve tarihçi "Howard Zinn'in anısına" diyerek başlayan filmin birbirinin içine geçmiş iki teması var: Biri, 500 yıl önce Kolomb'un gelip yerlilere karşı yaptıklarını 'gösteren' tartışmalı bir filmin çekimini yapan yönetmen ve ekibinin hikayesi, diğeri ise 2000 yılında Bolivya'nın Cochabamba kentinde yaşanan ve tarihe 'Su Savaşı' (La guerra del Agua) şeklinde not düşülen olaylar silsilesi. Kentteki taze su kaynaklarının özelleştirilmesine karşı çıkan bir grup, kökleri yerlilere uzanan hırslı ve doğuştan lider özellikleri olan Daniel'in (Juan Carlos Aduviri) de yardımıyla deyim yerindeyse hayatta kalmak için mücadele etmek zorundadılar. Öte yandan film ekibi yapılan seçmelerde isyankarlığını dışavuran ve haksızlığı hazmedemeyen Daniel'i yapmış oldukları Kolomb filmindeki asi karakter olarak kullanmaya karar verirler.

Hatuey (Aduviri)
Film, Cochabamba kenti civarındaki doğa harikası sahnelerinin yanısıra Alberto Iglesias'ın etkileyici müzikleriyle de insanı alıp götürüyor. Aradan 500 yıl geçmesine rağmen değişmeyen bazı şeyleri bize hatırlatıyor. O zamanki 'altın' bugünkü 'su'ya tekabül ederken, Kolomb'a karşı gelip kahraman olarak ölen Hatuey ise hem gerçek hem de mecaz anlamda Daniel tarafından temsil ediliyor. Kolomb ise Bolivya'nın taze su kaynaklarına el atmakta herhangi bir sakınca görmeyen IMF ve zengin şirketler ile özdeşleştiriliyor. İyi bir senaryoya sahip filmde bir kaç gereksiz sahne olsa da - ya da benim anlam veremediğim kısımlar - filmdeki görsel zenginlikler ve başarılı sinemasal geçiş teknikleri hem günümüzü hem de yarım asır öncesini iyi bir şekilde analiz etmemize olanak sağlıyor.
Daniel (Aduviri)
Özellikle Aduviri'nin oyunculuğuna hayran kaldığımı belirtmeliyim. İsyankar ruhu, halkına sahip çıkma şekli, güçlü karakteri, basitlik ve agresifliğin buluştuğu kişiliği ile insanı büyülüyor, su savaşlarında taraf olmaya davet ediyor. Filmdeki diğer karakterlerden ikisini canlandıran Gael Garcia Bernal ve Luis Tosar, rollerinin hakkını vermelerine rağmen Aduviri'nin gölgesinde kalmaktan kurtulamıyorlar. Söylemek istediğim en temel şey ise bu filmin yazmam için bana verdiği ilham. Özellikle Daniel gibi güçlü bir karakter oluşturmak oldukça zor ama o günler de gelecek umarım. Yazacak daha çok şey var aslında ama burada kesmek zorundayım.

Bu gönderiyi film çıkışında arkadaşımın yaptığı yorumla bitirmek istiyorum: "500 yıl önce gidip orayı sömüren İspanyollar aslında bu filmden kazandıklarıyla orayı hala sömürmeye devam etmiş sayılmıyor mu?"

Filmin fragmanı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)