27 Eylül 2011 Salı

Yazmaya Başlarken


Afro-Amerikan edebiyatını geniş çevrelere duyuran ve sevdiren Toni Morrison'ın En Mavi Göz eserini okumuş ve edebiyatına ciddi saygı göstermiş ve yazara hayranlık beslemiştim. Eserini okuyuşumun ardından bir kaç yıl geçti ve ben şu sözleriyle karşılaştım:
Gerçekten okumak istediğiniz bir kitap varsa, fakat henüz yazılmamışsa, siz yazmalısınız.
Bunun üzerine yazmaya karar verdim.
Geçmişte karalama çalışmalarım, yırtıp attığım veya kimselere okutmadığım şiirlerim oldu, öyküler yazdım, notlar aldım ama hiçbir zaman ciddi bir çaba göstermedim. Okuduğum onca kitabın ardından gelen sancılı 'olabilir mi gerçekten' sürecinden sonra 'neden olmasın' diyerek yazmaya koyuldum. Belki bir gün anlattığım şu özetin özeti niteliğindeki hikayemin detaylarını paylaşma fırsatım olur. 


Asıl heyecanımın ise yazmaya başladıktan sonra başladığını fark ettim. İlhamın Picasso'nun da dile getirdiği gibi çalışırken beni bulduğunu hissedebiliyordum. Kelimeler birbiri ardına dökülüyor ve farkında olmadan bir şeyler roman yazıyordum. Roman... Hala alışamadım bu kelimeye. Korkutuyor beni. Bundan olsa gerek ki kendi yaptığım çalışmaya 'roman' diyemiyorum, karalıyorum, yazıyorum diyorum. Çünkü o kelimenin ciddiyetinin bazen çalışmama engel olduğunu fark ettim. 'Roman yazmak', 'roman yazarı olmak'... Bunları yüksek sesle dillendireceğim günlerin geleceğine inanıyorum. Bu fikirden hareketle ona noktaya ulaşmak için 'karalamaya' devam ediyorum.

Okumak isteyip de bulamadığım o kitabın yazarı olmak istiyorum.

4 yorum:

  1. okumayı istediğin kitabın yazarı olmak , nasıl güzel bir fikir...

    YanıtlaSil
  2. Bu yazınız beni de motive etti gerçekten:)

    YanıtlaSil
  3. çok sevindim :) teşekkürler yorum için

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)