18 Ekim 2011 Salı

Düzeltme Yapmadan Yazmak


İki günlük gecikmeyle olsa da üzerinde çalıştığım karalamada 9. bölümü de bitirmiş bulunmaktayım. Yaklaşık 30-35 bölüm olacağını tahmin ettiğim çalışmanın 1/3'ü bitmek üzere diyebilirim. Özellikle Ekim ayı ile birlikte iyi bir tempoyla yazdığımı düşünüyorum. Yaklaşık bir yıl sürüncemede kalan, düzeltilip yeniden yazılan ilk beş-altı bölümden sonra bir türlü aşamadığım yazar 'blok'unu nihayet kırmış bulunmaktayım. Bunun en temel sebebi İngilizce kaynaklardan takip ettiğim okumalar sayesinde çalışmanın ilk halini mümkün mertebe en kısa sürede bitirmenin önemini öğrenmiş olmam.

Yazma çalışmaları ve çabalamalarında yeteneğin önemi tabi ki tartışılmaz, lakin süreklilik ve motivasyonun önemini de göz ardı etmemek lazım. Yapılan her karalamadan sonra geriye dönüp
o yapılanı okumak ve hele düzeltmeye çalışmak ilk bakışta güzel ve 'doğru' gibi görünse de bir süre sonra çalışmada az ilerlediğimiz için can sıkıntıları ve yitirilmiş şevk belirtileri çıkmaya başlıyor ortaya. Bunun önüne geçmenin en iyi yolu yazmaya devam etmek, bitirdiğimiz yerden yazıyı sürdürmek sanırım. Gerçekten de insan yazmaya devam ettikçe konunun ilerlediğini görüp daha bir şevk ve heyecanla yola devam etme isteğine sahip oluyor. Buna ek olarak genel çerçeveyi görme fikrini ve bir şeyleri bitirmenin vereceği hazzı da göz önünde bulundurmak lazım. Sonrasında başta kurgusal olmak üzere gerekli düzeltmeler yapılabilir. En azından kendim için bunu faydalı bulduğumu söyleyebilirim. Çünkü böyle yapmazsam bu çalışmayı bitiremeyeceğim asla!

O yüzden şimdi her bölüm için gerekli altyapıyı hazırladıktan sonra kendi belirlediğim sınırlar içerisinde kalmaya da özen gösterek (bununla ilgili olarak da yazacağım en kısa sürede) o bölümü bitirmeye çalışıyorum. Evet, aralarda doldurulması gereken boşluklar olduğunu biliyorum ama çalışma bittikten sonra Stephen King gibi kitabı dinlenmeye bırakıp ondan sonra yeniden bakmak daha faydalı olur diye düşünüyorum. Sonuç olarak herkesin çalışma şekli farklılık gösterebiliyor. Şu an için bana en çok katkısı olan tarz bu ve Nisan ayı içerisinde kitabın ilk halini çıktı olarak elimde tutup heyecanlanmak için çaba sarf ediyorum.

Okuma ve yazmaya devam...

6 yorum:

  1. kolay gelsin, yazmak her zaman daha zor gelmiştir bana okumaktan, umarım yakın zamanda okumak düşsün bize de....

    YanıtlaSil
  2. ne güzel bir dilek, teşekkür ederim.

    yazmak tam bir delilik...

    YanıtlaSil
  3. Evet, düzeltme yapmak için aynı metni tekrar tekrar okumayı hiç sevmiyorum...:)

    YanıtlaSil
  4. malesef yazanlar için bu zorunlu :) ama en azından ilk yazım aşamasında bunu görmezden gelebiliriz.

    YanıtlaSil
  5. çokk hoşş bir duygu yazmak yazabilmek...
    yetenek tabiki şart ama ortam ve ruh hali de çok etkiliyor kişiyi..
    ne hoşş yazıyor ve birşeyler çıkaracağınızı bilmek ortaya..
    okumalarımız daim olsun sayenizde:)
    sağlıcakla kalın..

    YanıtlaSil
  6. yorumunuz için teşekkür ederim. umarım bir gün yazdıklarımı paylaşma fırsatı da bulurum.

    yazmak biraz da yemek yapmak gibi. sizin malzemeleriniz yiyecekler, yazanlarınki ise kelimeler. İçine sevgi taneleri attığımız sürece 'tadanlar' mesut oluyorlar sanırım. ;)
    selamlar

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)