7 Ekim 2011 Cuma

Yazarları Tanıma Üzerine


İlk romanı yazmak, insanın kendi hikayesini bir başkasının hikayesi gibi anlatmayı öğrenmesi değildir yalnızca. İnsanın kendini bir romanı baştan sona tutarlı bir şekilde hayal edebilecek ve bu hayal ettiği şeyi kelimelere, cümlelere geçirebilecek kişiye dönüştürmesidir de.. 
GG Marquez
 Orhan Pamuk bu cümleleri Paris Review dergisindeki meşhur yazarlarla röportajlardan derlenen Yazarın Odası kitabının önsözünde dile getiriyor. Kitabı bir kaç ay önce okumuştum aslında ama aynı önsözü şu sıralar okumakta olduğum Manzaradan Parçalar'da görünce bir şeyler paylaşma ihtiyacı hissettim.

 Kitap, sadece yazar adaylarına değil aynı zamanda yazarların merak edilen o sihirli dünyalarına kapıları aralayan bir dolu röportajı barındıyor. Borges'ten T.S. Eliot'a, Hemingway'den Faulkner'a dokuz farklı yazara misafir olup onları yakından tanımak özellikle yazanlara ciddi bir ilham kaynağı olabiliyor. Kitabı okumadan önce özellikle yazacağım yer ve zamana karşı ciddi bir kompleks halindeydim sanırım. Ortam sessiz olmak zorundaydı sanki.
Dikkatimi dağıtan herhangi bir şey olursa çalışmaya büyük saygısızlık olurdu belki. Evet bu düşüncelerim kısmen hala geçerli ama neredeyse her yazarın kendilerine özgü yazma şekillerinin olduğunu anladım bu kitabı okuyunca. Herkesin yazma zamanı ve mekanının farklı olduğunu fark etmek, içinde bulunduğum kalıpları kırmama ve daha rahat adım atmama yardımcı oldu.

JL Borges
 Örneğin Hemingway'e gelen akademik kariyer ve yazarlığın birlikte sürdürülmesiyle ilgili soruya verdiği cevap akademik hayatın içerisinde olduğum için beni yakından ilgilendiriyordu ve verdiği cevabın beni ciddi şekilde motive ettiğini anımsıyorum. "Hem yazı yazıp hem de ders verebilen bir yazar, her ikisini de yapmalı. Yetenekli birçok yazar bunun yapılabileceğini kanıtladı." En azından bunu kanıtlamak için çabalamak mümkün!

 Edebiyata ilgisi olan herkese bu kitabı mutlak surette tavsiye ediyorum. Özellikle çok sevdiğim Garcia Marquez'in röportajını çok beğendim ve sizin de beğeneceğinizi tahmin ediyorum. Bu gönderiyi bitirmeden aldığım notlardan sadece iki-üçünü paylaşmak istiyorum.
Bir insan sadece kendi yazdıklarıyla bir şey olur ya da olmaz, başkalarının söyledikleri hiçbir şeyi değiştirmez. - Jorge Luis Borges 
Bir yazarın üç şeye ihtiyacı vardır: Deneyim, gözlem ve hayal gücü, bunlardan iki tanesi varsa - bazen bir de yeter - diğerinin eksikliğini kapatır. - William Faulkner
Seyahat ederken uçağın pilotunun işini benim yazarlığı yaptığımdan daha iyi yaptığını bilmek beni her zaman mutlu eder. - Gabriel Garcia Marquez

2 yorum:

  1. Yazarın Odası'nı ben de çok severek okumuştum, blogunuz çok güzel, bulduğuma sevindim:)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Yeni yazılarda blogunuzda veya burada görüşmek üzere ;)

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)