14 Aralık 2011 Çarşamba

Genç Werther'in Acıları

Uzun zaman önce okuduğum Goethe'nin Werther'ini üzerinde çalıştığım karalamalar için yeniden okuyup hatırlamam gerekti ve bir solukta okudum. Özellikle 2000li yıllarda basılan kitaplardan sıkılanların veya çıkan yeni kitapları birbiri ardına okuyanların bir kaç yüzyıl gerideki eserleri okumasını tavsiye ederim. Müthiş bir zihinsel dönüşüme vesile oluyor zira.

Genç Werther'in Acıları'nın İş Bankası Kültür yayınları baskısından okudum ve gerek fiziki gerekse çeviri anlamında bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Goethe'nin 25 yaşında yazdığı ilk romanı olan kitap yeni yerleştiği kasabada evlenmek üzere olan bir kadına (Lotte) aşık olan Werther'in mektuplarını konu ediniyor. 18. yüzyılın son çeyreğine girilirken basılan kitap bir dönem Avrupa'da intihar salgınına da sebep olmuş.
Lotte, çocuklara ekmek dağıtırken
 Werther'in duyduğu kuvvetli aşk adeta kelimelerle gözümüzün önünde dirilirken, Werther'in kendi çözüm yoluna doğru nasıl kararlı adımlar attığına da tanık oluyoruz. Uzun bir süre sonra bol bol altını çizdiğim, not aldığım kitabı herkese tavsiye ederim.

Alman edebiyatına duyduğum özel ilgiden de ötürü olsa gerek arada bir mutlaka Alman edebiyatından eserler sıkıştırmayı seviyorum okuma listeme. Thomas Mann'ın hikayelerini (Venedik'te Ölüm ve diğerleri), Goethe'nin Faust'unu ve Hermann Hesse'nin Bozkırkurdu'nu ilk anda tavsiye edebileceğim kitaplar arasında. Çoğu zaman çözümü zor meselelere el atan bu eserlerin felsefe ve edebiyat arasındaki gitgelleri ilgili olanlara cazip gelebilir. Yazıya Genç Werther'in Acıları'ndan bir kaç alıntıyla son verelim:

Tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur.

Kimse denemeden gücünün sınırlarını bilemez.

Genelleme yapan her cümlenin istisna derdi olduğu bilinen bir şey değil mi?

Bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkça göreceğiz.

7 yorum:

  1. ilk okumadan bir kaç yıl sonra tekrar eline alıp okunduğunda farklı tat veren kitaplardan, werther... yeraltından notlar'ı da senede bir kere okusak mı acep diyorum dostum.

    Hikayenin gerçekliği ortada zati ve anlaşılabilir bir duygu seli... Werther esasında kurtuluşa erebilirdi, ama sanırım Goethe kendi yapamadığını Werther'e yaptırtarak aşkının ne kadar büyük olduğunu da kanıtlamak istedi.
    Bozkırkurdu'na tekrar bakmalı haklısın, thomas mann'ı ilk defa duydum, ilk fırsatta elime geçirdiğim herhangi bir kitabına yumulacağım. Faydalı bir inceleme yazısı olmuş, teşekkürler dostum.

    YanıtlaSil
  2. Yorumunla yazıdaki boşluklar dolmuş, gayet güzel de olmuş. En kısa sürede Dostoyevski okumalıyım hazır konu açılmışken..

    Thomas Mann gerçekten başarılı bir yazar. Tuhaf bir tarzı var ama yadırgayamıyor insan onu. Küçük Bay Friedemann'ı herhangi bir yerde görürsen en önce onu okumalısın dostum. Thomas Mann ve Orhan Pamuk'u kıyaslayan bir makale okumuştum. Buddenbrooklar ile Cevdet Bey ve Oğulları'nı kıyaslayan bir çalışmaydı. Tavsiye ederim onu da. (Thomas Mann'ın Lotte in Weimar: Sevgili Geri Dönüyor eseri de çok ilginç. Mutlaka okumak lazım. Tam 150 yıl sonra Lotte!) :)

    Bol okumalı ve paylaşımlı günler dostum ;)

    YanıtlaSil
  3. Goethe'yi tanıyabilmek açısında okunması gereken eserlerinden, yerinde bir öneri bence. Alman edebiyatından, felsefesinden "moda" olanı bu aralar Nietzche gibi. Ama Goethe dünya klasiklerinin de en önemlilerindendir bence.

    İncelemelere devam. :)

    YanıtlaSil
  4. Okunacaklar listemde vardı bu kitap. Belki yukarılara çıkarabilirim. Özellikle bu yazılanlardan sonra... :)

    YanıtlaSil
  5. Nietzsche yorumuna katılmamak mümkün değil dostum. Goethe, Hermann Hesse, Thomas Mann gibi edebi kalemlerin yanı sıra Kant, Schopenhauer, Hegel, Schelling, Fichte gibi filozof ve düşünürlerin olması ve şu dönemde Nietzsche kadar gündemde olmayışları üzücü. Nietzcshe'nin yeri farklı tabi ona itiraz eden yok :)

    Tavsiye ederim İç Monolog, edebi anlamda gerçek bir başyapıt. Faust'u da listenize ekleyin derim, henüz yoksa. ;)

    YanıtlaSil
  6. Werther'i 2 defa okudum. ilki lise yıllarımda diğeri ise üniversite yıllarımdaydı. her iki okuyuşumda da beni çok etkiledi ve gerçek aşkı sorgulamama neden oldu.. gerçekten romantizm akımında değerli bir yere sahip son derece güzel bir anlatıma sahip harika bir kitap.. romanın Goethe'nin hayatından gerçek bir öykü olması da kitabı özel kılıyor.

    YanıtlaSil
  7. Yorumunuzla güzel bir katkıda bulunduğunuz için teşekkürler! Arada bir dönüp okumak gerekiyor Werther'i ve Goethe'nin eserlerini.

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)