26 Aralık 2011 Pazartesi

Sherlock Holmes: Gölgeler Oyunu

Polisiye türünde yazılan eserlerin çoğuna haklı bir şekilde ilham vermiş ve vermeye devam eden Sir Arthur Conan Doyle’un ünlü dedektif karakteri Sherlock Holmes’un ikinci filmi olan Gölgeler Oyunu’nu izledim geçtiğimiz günlerde. Doyle’un ‘Son Görev’ kitabından uyarlanan film Sherlock Holmes’un beyazperdeye kendine özgü karakteriyle başarılı bir şekilde yansıtılmasını sağlamakla kalmamış, Holmes hayranlarının beklentisine cevap verecek şekilde yer yer kafa karıştıran ama eninde sonunda çözüme kavuşturulan olaylar zinciriyle sunulmuş.
Sherlock Holmes, Londra Metrosunda
Robert Downey Jr ve Jude Law performanslarıyla göz doldururken
, Holmes’un en büyük düşmanı Prof. Moriarty’i ise Fringe dizisinden tanıdığım(ız) Jared Harris tarafından canlandırmış ve bu yükün altından vasatın üstünde bir performansla kalkmayı başarmış. Şahsen en çok beğendiğim nokta filmin kurgusu ve Holmes’un rakiplerini ekarte etmek için hızlı düşünme yöntemini kullanması ve bunun sinema tekniğiyle harika bir şekilde sunumu oldu. Filmin sonuyla ilgili de bir iki şey yazmak istiyorum fakat henüz izlemeyenler için susmak en ideali gibi görünüyor. (Unutmadan filmde girişinde çalınan uvertürünü sevdiğim Don Giovanni operasının filmde yer almasının benim için bonus olduğunu söyleyeyim :) )

Sonuç olarak büyük ses getirmiş bir edebi karakterin böyle başarılı bir şekilde canlandırılması bir edebiyat ve sinema sever olarak hoşuma gidiyor. Genel anlamda da başarılı bir ikinci film olduğu için serinin üçüncü filmle devam edeceğini şimdiden varsayabiliriz.   

Son bir not: Filmde kadın kılığına giren Holmes sahnesinde Downey'nin makyajı Batman: Kara Şövalye'den çok sevdiğimiz Joker'e bir referans olabilir mi acaba? (Fragmanda 1:38. saniye, bu da unutanlar için Joker)

2 yorum:

  1. Dedektiflik filmlerine düşkün olan biri olarak filmi merak ettim şimdi. Aslında nedense çok şans tanımıyordum ama yazdan sonra tekrar değerlendireceğim.
    Ayrıca Londra metrosu fotoğrafı çok hoş olmuş:)

    YanıtlaSil
  2. Sanırım kitapta Holmes'un ev adresi Baker Sokağı'nda olduğu için oraya en yakın metro istasyonunu böyle yapmışlar, iyi de olmuş :)

    Yorum için teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)