23 Aralık 2011 Cuma

Sinek Isırıklarının Müellifi

Çağdaş Türk edebiyatında hatırı sayılır bir yer edindiğini duymuştum Barış Bıçakçı’nın. Buna rağmen son kitabı olan Sinek Isırıklarının Müellifi, aynı zamanda okuduğum ilk kitabı. Diğer eserlerini okumadığım için bu kitap üzerinden yorum yapıyorum, yazarı daha iyi tanıyanlar veya kendisiyle tanışmak isteyenler de yorumlarıyla katkıda bulunabilirler.
Yazarın berrak bir Türkçe ile yazışı ve yazarken konuşma dilindeki esnekliği yakalamışçasına çizdiği sınırların içerisinde rahatça dolanmasıyla okuyucuyu da işin içine katmayı başarıyor ve hep birlikte Cemil’in macerasını ilgiyle takip etmemizi sağlıyor. Gündelik yaşamdaki dikkate değmeyen hatta sıkıcı ayrıntıların düşündüğümüzden daha önemli olabileceğini de gösteriyor Bıçakçı. Yazdığı eserin yayınlanmasını bekleyen Cemil’in editörle iletişime geçtiğinde söylediği sözleriyle bunu (“Yazmak bir bakıma anlatılmaya değmez olanı anlatmaktır. Böylelikle anlamsız olanı anlamlı kılmaya cüret etmektir.”) yapmakla kalmıyor, dile de getiriyor.
Yazmayı sevenler ve yazmaya başlayanlar için de katkılarının olacağını düşündüğüm kitapta Cemil sayesinde
yazma sürecinde hissedilenlerin çoğunun ortak olduğunu anlıyor insan. Kurgusundan ziyade dili ve üslubuyla ön plana çıktığını gözlemlediğim Sinek Isırıklarının Müellifi’ni nitelikli bir edebiyat eseri okumak isteyenlere tavsiye ederim. Şahsım adına Barış Bıçakçı’yı sevdiğimi söylemeliyim fakat yazarla ilgili beklentilerimin fazla olduğu bir süreçte (her yerde karşıma çıkıyordu Bıçakçı!) okuduğum için olsa gerek daha fazlasını bekliyordum sanırım. Daha fazla sayfa, daha fazla olay döngüsü, daha fazla sivrilen kahramanlar vs. Fakat kimi eserlerin etkisi sayfa veya kahraman sayısıyla doğru orantılı olarak fazla olmadığı için sesimi pek çıkarmıyorum. (80 sayfalık Kafka’nın Dönüşüm’ü dururken ne haddime!) Okumanın güzelliği de buradan geliyor aslında. Yine de beklentiyle ilgili sebeplerden ötürü Hakan Günday ve Şebnem İşigüzel ile tanışmak için kendime biraz zaman tanımanın doğru olacağını düşünüyorum. Kitaptan alıntılarla yazıyı bitirelim:
Keder hep en olmadık yerde gizlenir.
(Cemil) Yazarken duygusal gelgitler yaşamanın kaçınılmaz olduğunu anlamıştı. Bir gün çok beğendiği bir cümleyi ertesi gün hiç sevmiyordu.
Halbuki sızıntı hep vardır, ip gibi, yaşadıklarımızdan, okuduğumuz kitaplardan, seyrettiğimiz filmlerden zihnimize akan bir şeyler hep vardır.
Anlam ağırdır… Dibe çöker. Falcılar bu nedenle kahvenin telvesine bakarlar.
Sinek Isırıklarının Müellifi - İletişim Yayınları

5 yorum:

  1. idefix'e verdiğim kitap siparişlerinin içinde bu kitap da vardı. Kitap alıntıları gerçekten hoş, umarım bunlar güzel olan cümlelerin tamamı değildir. Ben de Hakan Bıçakçı ile bu kitabıyla tanışıcağım, beklentimi çok yükseltmeden merak etmeye devam ediyorum.Sanırım kitaplarım yarın elimde olur, en yakın zamanda okuyacağım

    YanıtlaSil
  2. benim de her yerde karşılaştığım ve büyük beklentilerimin olduğu bir yazardı, yorumundan sonra daha dikkatli ya da erteleyerek okumayı tercih edeceğim sanırım...

    YanıtlaSil
  3. @ Ayşen, bunlar sadece birkaçı. Kitapta altı çizilesi çok cümle var, beğeneceğine eminim :)

    @ cimcime, biraz ertelemek iyi bir fikir gibi duruyor, yoksa yazarın hak ettiği övgü yüksek beklentilerimiz yüzünden kesintiye uğrayabiliyor.

    YanıtlaSil
  4. Barış Bıçakçı'yı tanımak için ilk okuduğunuz kitabı son yazdığı kitap olmamalıydı diye düşünüyorum. Kitapları damağımda öyle hoş bir tat bıraktı ki, elimde okumadığım sadece son kitabı kaldı ve okumaya kıyamıyorum. Olağanüstü kurgulu bir kitap gibi bir beklentiniz olmasın. Barış Bıçakçı'nın edebiyatı naiftir, hislere dokunur. Semih Gümüş'ün tabiriyle: usul usul edebiyat.

    YanıtlaSil
  5. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim öncelikle. Eleştirinize katılmakla birlikte derinlemesine tanımadan Barış Bıçakçı okuduğum için kurgu anlamında beklentim arttı sanırım. Keşke sizin gibi yazarın bütün eserlerini okumuş biriyle karşılaşsaydım daha önce diye hayıflanıyorum. Yalnız Bıçakçı'yı bu blog yazımdan ötürü beğenmediğim manası çıkmaz umarım, zira daha önce de belirttiğim gibi dili bu kadar berrak kullanması gerçekten etkileyici. Bir başka eserinde buluşmak üzere ;)

    YanıtlaSil

Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)